18 Haziran 2013 Salı

GötOğlanı


Puslu ve yağmurlu bir İstanbul akşamında deniz kenarında bir bankta oturuyordu. Aptal aptal vapurları izliyor, vapurların her düdük sesinde irkiliyordu. Bu korkak veled bankın en sağına geçmiş oturuyordu birinin yanına oturmasını beklercesine.Bırak yanına oturmayı her geçen yüzüne iğrenerek bakıyordu bu çocuğun. Bir insan 13 yaşında ne kadar çirkin olabilirse o da o kadar çirkindi. Hatta o kadar çirkindi ki çirkinlik bir hastalık olsa bu çocuk umutsuz vaka olurdu. Kumral kirli saçlarını geriye doğru yatırmaya çalışmış ama becerememiş olacak ki saçlarının bir kısmı geriye yatmış, bir kısmı da dik duruyordu. 13 yıllık yaşamında sanki 50 yıl sigara içmiş gibi dişleri sapsarıydı. Dişlekliğinden ve çarpık dişlerinden söz etmiyorum bile. Şaşı gözleri, çilleri, büyük kulaklarıyla mide bulandırıyordu. Hani bir tabir vardır "Evlat olsa sevilmez" diye. İşte bu tabir tamamen bu aptal, korkak, çirkin çocuk için bulunmuş gibi.

Hayatındaki tek başarısı başarısızlığıydı bu çocuğun. Hayatın sillesi bu çocuğun yüzüne o kadar güzel oturmuş ki beş parmağın izi tüm karakterine yerleşmiş. Yüzündeki o hüzünlü ve saçma ifadeyi görünce ananıza küfredilmiş gibi hissedip bu çocuğa tekme tokat girişesiniz geliyor. Zaten annesi de çok dövüyormuş bunu. Bir keresinde sokakta arkadaşlarından dayak yemiş ağlayarak eve dönmüştü. Üstüne bir de annesi dövmüş bunu dayak yemiş halini gördükten sonra bu çocuğu. "Vay efendim çocuk zaten dayak yemiş bir daha ne dövüyorsun çocuğunu lan hayvan karı !" dediğinizi duyar gibiyim. Emin olun bu çocuk dövülür. Hatta öyle güzel dövülür ki böyle ona attığınız her tokatta bir orgazm olmuş gibi hissedersiniz kendinizi. İçinizden birşey çekilir gider, rahatlarsınız. "Ohh, bugün çok iyiydim." dersiniz kendi kendinize yüzünüzde anlamsız bir gülümsemeyle.

Çok aşağıladım sanırım bu çocuğu (Hakediyor ama puşt). Adı Mükremin bu çocuğun. Rahmetli babasının rahmetli babasının adıymış. Yani rahmetli dedesinin kısacası.Mükremin diye isim mi olur lan? Sırf ismi yüzünden bile dövülür bu götoğlanı.


Not: Mükreminleşemeyenlerdenseniz bu hikaye size göre değil efenim.